Trabzonspor’un Yükselişi

Trabzonspor

Sezona kendi evinde Beşiktaş’a 3-1 kaybederek başlayan Trabzonspor daha sonrasında aldığı 3 mağlubiyet 3 beraberlik sonrası teknik adam Newton’ın görevine son vermişti. Çok zaman kaybedilmeden ise Abdullah Avcı ile anlaşan Trabzonspor bambaşka bir performans ortaya koydu. Acaba bu yükselişin sebebi teknik adam değişikliği miydi yoksa daha farklı etkenler mi?

Transfer sezonunda kadrolarına kattıkları iki Premier Lig oyuncusu ile hem ana kadrosunu koruyup hem de şampiyonluğa daha iddialı bir konuma gelmek isteyen bir Trabzonspor vardı. Chelsea’den Lewis Baker ve Leicester’dan Fousseni Diabaté takıma daha fazla direnç ve güç getirecekti. Bunun yanında Vitor Hugo gibi bir stoper ile geçen sene yaşadıkları defans problemlerini gidermeye çalışacaklardı. Aslında genel olarak birbirini tamamlayan bir oyuncu kümesi olmuştu. Ama transferlerin geç sonuçlanması Newton’ı bir nebze olsun zora sokmuştu. Nitekim ligin ilk karşılaşması olan Beşiktaş maçına oldukça mütevazi bir kadro ile çıkmak zorunda kalmışlardı. Üstüne 63. dk Flavio’nun kırmızı kartı ile maç iyice kopmuştu.

Transferlerin bitmesiyle artık sezona iyice hazır olan Trabzonspor’da işler pek de yoluna girememişti. Aslında birazda fikstür talihsizliği de diyebiliriz buna. Önce Başakşehir ve sonrasında Fenerbahçe maçlarının mağlubiyet ile sonuçlanması Trabzonspor’u ligin dibine, düşme hattına kadar indirmişti.

Değişim Şart!

Teknik adam değişikliği ile lige yeni bir başlangıç yapmak isteyen Trabzon ekibi Abdullah Avcı ile anlaşmıştı. Bu değişiklik sonrası Trabzonspor 12 maçta sadece tek bir yenilgi görmüştü. Bu süreçte 3 beraberlik ile de takımın bambaşka bir eksene kaydığı açık bir şekilde görünmeye başlanmıştı. Trabzonspor lige geri dönmüştü.

Abdullah Avcı çok büyük bir sistem değişikliği getirmemişti. Sonuçta bu kadro onun kadrosu değildi. Peki Trabzonspor’da asıl değişen şey neydi?

Aşağıdaki tabloyu inceleyin:

 Anthony Nwakaeme
Anthony Nwakaeme
 Caleb Ekuban
Caleb Ekuban

Basit bir şekilde özetlersek; Trabzonspor Ekuban ve Nwakaeme olmadığında kazanamıyor. Özellikle Sosa’nın gidişiyle en çok topla oynayan ve oyuncuların hücum konusunda ilk baktıkları oyuncular. Topla oynamayı sevende oyuncular. İkiside çok güçlü ve hızlı. Gerçekten Süper Lig’de her takımda oynayabilecek oyuncular.

Abdullah Avcı bu ikiliyi bozmadı ve kendilerini en rahat hissedecekleri sistemi bozmadan sadece defans-orta saha bağlantısını güçlendirdi. Bu da takımın ileriye daha hızlı çıkmasını sağlıyor. Özellikle mücadeleden yılmayan bir ekip ruhunu kazandırmış gibi görünüyor. Bu da onları Beşiktaş’ın ardından en iyi takım oyununu oynayan ekip yapmakta. Burada Avcı’nın elinin değdiği belli olmakta. Her ne kadar Ekuban ve Nwakaeme ikilisinin büyük katkısı olsada Abdullah Avcı’nın takımı daha kompakt hale getirmesi önemli bir katkı sağlamış oldu. Özelikle Djaniny’ni doğru bir şekilde kullanmasıda hızlı ataklar konusunda Trabzsonspor’u ligin en iyisi yapmakta. Genel olarak zorlu geçen maçlarda topa sahip olma konusunda sorunlar yaşadıkları gerçeğini göz ardı etmemek gerek. İşte bu noktada artık Abdullah Avcı’nın şapkadan tavşan çıkarması gerekebilir. Henüz transfer sezonu bitmiş değil. Alanyaspor’lu Bakasetas transferi burada çok önemli bir katkı olacaktır.

Bakalım bu sezon kimsenin pek şans vermediği Trabzonspor, transfer şampiyonu Fenerbahçe’yi, yaşlı kurt Fatih Terim’li Galatasaray’ı ve ligin en kompakt ekibi olan Beşiktaş’ı geride bırakabilecekler mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir