İspanyol Gribi ‘nde Olduğu Gibi Korona’da İkinci Dalga Gelir mi?

İspanyol Gribi

Korona tüm dünyaya yayıldığından bu yana yaklaşık 3-4 ayı geride bıraktık ama hala gündemimizden düşmüş değil. Özellikle yaz aylarında virüsün etkisinin geçmesi beklenirken tam tersi oldu ve belli bir noktada vaka sayıları sabitlendi. Her ne kadar çoğu ülke düşen vaka sayılarını yeni normal olarak nitelendirip tüm günlük hayat aktiviteleri serbest bıraksada İspanyol Gribinde olduğu gibi Korona’da ikinci dalga gelir mi sorusu insanların akıllarında. Peki gerçekten de Korona ile İspanyol Gribi arasında bu kadar büyük bir benzerlik var mı?

İspanyol Gribinin Kısa Tarihi

Kayıtlara göre İspanyol Gribi ilk olarak 1918’in Mart ayında ortaya çıktı. İlk vaka ise Amerika’da Kansas’ta bulunan bir ordu kampında rapor edilmişti. Amerikan Ordusu aşçısı olan Albert Gitchell yüksek ateş ile müşahede altına alınınca aslında iş işten geçmişti bile. Aynı ordu kampı içerisinde bulunan diğer askerlere bulaşan virüs 54000 kişilik karargahta toplam 1100 kişiye bulaşmış ve çok kısa bir süre içerisinde 38 askeri öldürmüştü. Hastalığın en öldürücü belirtisi ise yüksek ateşten çok zatürre idi. Bütün bunlar sadece 1 ay içerisinde gerçekleşmişti.

Bir süre sonra Amerikan ordusu 1. Dünya Savaşı’nı tam olarak bitirecek hamleleri yapmak için Avrupa’ya asker çıkarmasında bulunduğunda işler artık çok daha ileri boyutlara taşınacaktı. Virüs artık Avrupa’daydı. Nisan ve Mayıs ayları boyunca virüs Fransa, İngiltere, İspanya ve İtalya gibi ülkelere ulaşmıştı. İlk vaka ve ölüm sayıları mevsimsel grip etkisi kadardı. O yüzden çok göze batan bir durum yoktu ki zaten hali hazırda savaşta milyonlarca insanlar ölürken kimse böyle bir virüsü önemsemeyecekti. Bildikleri şey ise aslında bu virüsün ilk dalgası idi. Asıl ölümcül olan ikinci dalga kapıda beklemekteydi.

Evet adı İspanyol Gribi ama aslında İspanya’ya sonradan gelmiş bir grip. Peki neden İspanyol Gribi adını aldı?

O dönemde savaşta olan devletlerin hükümetleri savaş propagandası yapmak için basılı medya üzerinde büyük manipülasyonlar yapmaktaydı. Güçlü devlet anlayışını güçlü halk ve yönetim ile sağlayacakları için böyle bir virüsün panik yaratmasını istemiyorlardı. Ne Fransa’da ne de İngiltere’de bu virüsten hiçbir şekilde bahsedilmiyordu. Yalnızca o dönem savaşa dahil olmayan İspanya hariç. İspanyol yazılı basınında böyle bir yasak olmadığı için İspanyol gazeteciler bu virüsü tüm ülkeye duyurmuştu bile. Daha sonradan adı İspanyol Gribi olarak kalacaktı.

İspanyol Gribi duyulduktan sonra Ağustos ayı çoktan gelmişti bile. 3 ay geçtikten sonra Ağustos ayı ile birlikte virüsün gideceği tahmin ediliyordu. Lakin hiçte öyle olmadı. Savaşın son anlarına gelirken ordular daha çok hareketlendi ve bir kıtadan diğer kıtaya geçerek asıl pandemi ortamını oluşturacak virüs yayılımına sebebiyet vermişti. Eylül 1918 – Kasım 1918, İspanyol Gribinin en ölümcül olduğu zamanlardı. Sadece Ekim ayı içerisinde Amerika’da 195 bin kişi hayatını kaybetmişti. Gribin öldürme şekli ise oldukça acı vericiydi. Önce yüksek bir ateş daha sonra gribe benzeyen belirtiler ile birlikte zatürreye evrilmesi ve en sonunda tüm ciğerlerinize su dolması.

Virüs en çok 25-35 yaş arasına bulaşıyordu. O dönem yapılması gereken şey ise yapılmamıştı. Sokağa çıkma yasağı. Aslında böyle bir önlem önerilmiş olsa da dönemin şartları gereği hiçbir hükümet böyle bir kararı almaya cesaret gösteremedi. Sonuçta insanları eve kapatmak demek, fabrikaları kapatmak ve belkide savaşta beyaz bayrağı göndere çekmek demekti. Ekonomi duramazdı.

Aralık 1918 gibi 2. dalga geçmiş ama İspanyol Gribi hala aramızda kalmaya devam etmişti. Aslında ölümcüllüğünden pek bir şey kaybetmesede savaşın bitmiş olması ve gereken önlemlerin alınması ölüm sayılarını kısatlamış oldu. Ama yeni vakalar bu sefer dünyanın uzak ucuna yani Avustralya taraflarına geçmişti. 3. dalga her ne kadar geri Avrupa topraklarına gelmiş olsa bile tıbbi imkanların gelişmesi ile etkisi gittikçe azalmaya başlamıştır.

Şimdi aşağıa göreceğiniz grafik İspanyol Gribinin yaşam döngüsü:

İspanyol Gribi

Korona’da İkinci Dalga Gelir mi?

En merak edilen soru: Korona’da İkinci Dalga Gelir mi?

Aslında tarih tekerrür ibarettir sözünden yola çıkarak pekala gelmesi mümkün. Ama tabi o zamanın teknoloji ve yaşam şartları düşünülünce bugün böyle bir daha ağır ikinci dalga yaşanması pek muhtemel de değil. Bizleri korkutan ise bugünkü hükümetlerin ve sermaye sahiplerinin sadece kendi ceplerini veya mevkilerini düşünerek verecekleri kararlar. Tıpkı 1.Dünya Savaşında olduğu gibi. O zamanda çoğu lider savaşın gidişatını değiştirecek ama kendi halkının sağlığını en azından koruyacak kararlar alamadı. Sonunda da ikinci dalga çok daha sert gelerek yaklaşık 500 milyon insana bulaşmış ve 20-50 milyon arasında insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur.

Bu noktada aşıdan bile daha önemli olan önlemin sosyal mesafe ile birlikte mümkün olduğunca dışarı çıkılmamasıdır. Lakin tüm dünya şu an tam tersini yapmakta ve ekonomik veriler hükümetler için ölüm sayılarından daha korkutucu görünmekte.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir