Yukatel Denizlispor 2-0 Galatasaray

Özlem duyduğumuz Süper Lig sonunda geri döndü. Hem de öyle bir maçla geri döndü ki ne ararsak vardı maçta. Kaçan penaltı, kırmızı kart, Denizlispor’un muhteşem taraftarları, Galatasaray’ın deplasmandaki kötü formunun kaldığı yerden devam etmesi, Fatih Terim’in cezasının son maçı, maç sonu Hasan Şaş ve Necati Ateş’in taraftarlarla tartışması. Tüm bunların sonucunda 2009-10 sezonunda veda ettiği Süper Lig’e geri dönen Denizlispor son şampiyon Galatasaray’ı 2-0 mağlup etmeyi başardı. Peki maçı Denizlispor mu kazandı, Galatasaray mı kaybetti?

Galatasaray’ın Kötü Deplasman Oyunu Kaldığı Yerden Devam

Dün Galatasaray’ın halen geçmiş sezonda kaldığını gördük. Özellikle deplasmandaki maçlarda sergilenen oyundan hiç bir şey değişmemiş. Galatasaray’ın geride kalan sezonda deplasmanlardaki en büyük sorunu kapanan savunmaları aşamamasıydı. Fakat burada karşı takımı suçlamıyorum. Bugün Türkiye’de 4 büyüklere karşı hangi takım oynasa muhakkak kapanacak top rakipteyken. Bunu bilip buna çözüm aramak gerekir rakibe suçu atmak değil. Galatasaray açısından en büyük sorun takımda sorumluluk alan kimsenin olmaması. Yedikleri ilk gole kadar Galatasaray orta sahasının pas trafiği sadece yan pas ve geriye pas şeklindeydi. Zaman zaman kanatlara açılan oyunda hem Mariano hem Nagatoma çizgiye inmeden orta yapma alışkanlıkları yüzünden takımın gol bulma konusunda sıkıntısını bir üst seviyeye çıkardılar. Jimmy Durmaz hazırlık maçlarında gösterdiği performanstan çok uzaktı.

Galatasaray Adına Maçın Kötüleri

Takımın en kötüsü adayları Selçuk ve Marcao’ydu bana göre. Marcao’nun ilk gördüğü sarı kart ve ikinci gördüğü sarı kart tamamen mental yönden ne kadar zayıf olduğunun göstergesi. Dün gece gösterdi ki Marcao gelişime kapalı bir oyuncu. Bunu dememin tek bir sebebi var. Aynı Marcao geçen sezon Fenerbahçe maçından önce aynı şekilde, hemen hemen aynı pozisyonlarda gördüğü kart yüzünden derbide cezalı duruma düşüp oynamamıştı. Bu arada 3 kupa kazanıldı, bu sezona Şampiyonlar Liginde daha iddialı giriliyor. Performansınızın üstüne koymanız lazım. Tecrübelenmeniz lazım. Aynı hataları bir daha yapmamanız lazım. Ozan Kabak bu sayede formayı bırakmamıştı. Tam bir hayal kırıklığıydı dün Marcao.

İkinci kötü isim Selçuk İnan’dı. Selçuk İnan’ın imza töreninde bir şey dikkatimi çekmişti. Selçuk “Galatasaray gerekeni yaptı, böyle bir değere sahip çıktı” diye kendi hakkında bir açıklama yaptı. Selçuk futbolu bıraksaydın muhtemelen antrenör olarak ekibe katılacaktın. O zaman sana sahip çıkılmamış mı olacaktı? Avrupa futboluyla en büyük farkımız oyuncular yaşlandığı zaman yerini biliyor. Kendini değil takımı düşünüyor. Yılların Barcelona efsaneleri Iniesta ve Xavi takımdan ayrılırken ikisi de artık bu takımda forma giyebilecek kalitede değiliz diye açıklamalar yaptılar. Selçuk peki sen bu takımın kalitesinde misin? Dün gece 90 dakika takımını yalnız bıraktı. Ve kullandığı penaltıyı ne yazık ki 18-19 yaşındaki tecrübesiz gençler kullanmazdı. Galatasaray kesinlikle dün gece şunu gösterdi. Bu takımda geride Nzonzi, önünde Seri olmadığı maçlarda çok sorun yaşayacak.

Mağlubiyetten bir pay alması gereken tarafta kesinlikle teknik ekibin yaptığı değişikliklerdi. İlk yarının etkisiz ismi Selçuk’un değilde Seri’nin kenara gelmesi sorgulanır bir hamleydi. Ahmet Çalık hamlesi Donk’u ileri çekip orta sahayı güçlendirmek için düşünmüştüm fakat Ahmet girdiğinde takım golü yiyene kadar 3’lü savunma yaptı. Sorumluluk alamayan takımda bu taktiksel kopukluk takımı da etkiledi. Takımda tek bir şeyler yapmaya çalışan Babel’di. O da tek başına bir yere kadar taşıyabildi.

Horozlar Süper Lig’e Muhteşem Geri Döndü

Süper Lig’e yükselen takımların ana problemi kadroyu baştan aşağı yenileyip geride kalan sezonda takıma şampiyonluk kazandıran oyunculara hatta hocaya haksızlık etmekti. Denizlispor hem hocası Yücel İldiz’e hem geride kalan sezonda takımı Şampiyon yapan oyunculara bu saygısızlığı yapmadı ve bunun faydalarını gördü. Takımın ilk golünü atan Recep Niyaz ve 2.golün asistini yapan Mehmet Akyüz Denizlispor’un geçtiğimiz sezon Şampiyon olunmasında büyük pay sahipleriydi.

Yücel İldiz’i tebrik etmek lazım. Galatasaray’ı çok iyi analiz etmiş. Denizlispor top Galatasaray’dayken alanları çok iyi kapatırken, top kendilerindeyken dikine oyunu 90 dakika boyunca çok iyi uyguladılar. İlk 15 dakika sezonun ilk maçının heyecanından olabilir tutuk başladılar fakat sonrasında genel olarak oyunun hakimiydiler. Recep Niyaz maçın yıldızı olurken bana göre maçın gizli kahramanı Murawski’ydi. Polonyalı futbolcu sahada basmadık yer bırakmadı, oyun kurmalarının büyük bir bölümü başarılıydı, galibiyetin baş mimarlarındandı.

Takım kurarken uyumu iyi yakalamak çok önemli diye düşünüyorum. Dün Denizlispor kadrosuna baktığımızda kalede uzun yıllardır ülkemizde görev yapan Adam Stachowiak, stoperde Sapuranu, ilerde Rodallega. Bu isimler takımın tecrübeli isimleri, takımın yol gösterenleri. Kadroda Recep Niyaz, Mehmet Akyüz gibi oyuncular geçen seneden takımın kimyasını bilen isimler. Barrow, Bergdich, Murawski gibi yetenekli oyuncularla da harmanlanınca takım çok güzel bir seviyeye çıkmış. Geride kalan günlerde Denizlispor Olcay Şahan’ı da kadrosuna katmıştı. Kadro derinliği ve tercübe açısından çok önemli bir transfer. Denizlispor ve Yücel İldiz gerçekten güzel bir iş başarmış.

Horozların Müthiş Taraftarları

Sizleri bilmem ama taraftarı olan kulüplere hep ayrı sempatim olmuştur. Süper Lig’de boş tribünleri gördükçe keşke Adana Demirspor, Eskişehirspor, Sakaryaspor gibi takımlar bu lige geri dönseler diyorum. Dün Denizlispor taraftarına ayrı bir parantez açmak lazım. Gerçekten 90 dakika boyunca takımlarına müthiş destek verdiler. Galibiyette onlarında hakkını vermek lazım. Horozlar Süper Lig’i, Süper Lig’de Horozları çok özlemiş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir