PARA BASAN FUTBOL TAKIMLARI: Monaco

Koca bir çınarın küme düşmesiyle başlayan hikaye. İkinci ligin dibindeyken kulübün el değiştirmesi. Şehrin bir türlü futbola gereken ilgiyi göstermemesi. Bir sene sonra yeniden Ligue 1’e dönüş, Ranieri’nin zekası, yönetimin başarısı ve Jardim’le gelen başarılar. Monaco tam bir ispanyol drama dizisi tadında bir süreç yaşadı son 10 yıllık dönemde. Geçtiğimiz yıl çok kötü bir sezonu geride bırakıp satılan yıldız oyuncuların yerlerini doldurma konusunda yaşanılan sıkıntıya rağmen kulübün başarıya ulaştığı bir konu var: kulübün finansal yapısı. Para basan futbol takımları yazı serimizin 3.incelemesinde Fransa’nın demirbaşlarından Monaco’yu ele alıyoruz.

MONACO – KURULUŞ 1919 – STAD: STADE LOUIS II – 18523 Kapasite

1919 yılında kurulan Monaco futbol kulübü Fransa’nın lokomotif kulüplerinden bir tanesi. Ligde 8 şampiyonluğu bulunan takımın lig şampiyonlukları dışında 5 Fransa Kupası, 1 Fransa Lig kupası ve 2 Fransa Süper Kupası müzesinde yer alıyor. Para basan futbol takımları yazı serimizin ilkinde Benfica‘yı scouting başarısıyla, ikincisinde Ajax‘ı alt yapısıyla incelemiştik. Monaco’nun başarısı ise biraz farklı bir yoldan geliyor. Football Manager tutkunlarının Sugar Daddy (Zengin Para Babası) adını verdikleri zengin bir iş adamının kulübü satın alması. Monaco için bu isim: Rus milyarder Dmitry Rybolovlev.

2010-2011 sezonu kabus gibi başlayan süreç Monaco için çok kötü bitmişti. Kulüp 44 puan toplayıp ligi 18.sırada bitirerek 35 yıl sonra tekrardan Ligue 1’den Ligue 2’ye düştü. Ertesi sene ise Ligue 2 tecrübesinin ilk 6 ayı çok sancılı geçti. 6 ayın sonunda Ligue 2’nin dibine demir atan Monaco’nun başına bir talih kuşu konacaktı. Bu talih kuşunun adı 6.8 milyar $ ‘lık servetiyle Dmitry Rybolovlev.

Kulübün %66’lık hisselerini satın alan Rybolovlev yatırım yaptığı kulüpte ilk sezonunda kulübü kötü günlerinden kurtardı fakat takım Ligue 1’e yükselemedi. Marco Simone yönetimindeki Monaco o seneyi 52 puanla 8.bitirebildi. Ertesi sene takımın başına Claudio Ranieri’yi getiren Rus milyarder yatırımının meyvelerini almaya başlamıştı. Takım Ranieri önderliğinde Ligue 2’nin 2012-13 sezonunu 76 puanla lider bitirerek Ligue 1’e geri döndü.

Rybolovlev Ligue 1’e çıkarttığı takımı için çok ciddi harcamalar yaptı. Takım 2013-14 sezonunda transferde gözünü kararttı ve toplam 160,7 milyon €’luk oyuncu transferi gerçekleştirdi. Kulübe Falcao, James Rodriguez, Kondogbia, Moutinho gibi isimler katılmasına rağmen kulübün oyuncu satışından elde ettiği gelir sadece 5,55 milyon €’ da kalınca işler biraz değişti. Farkın bu kadar olmasının yanı sıra ayrı bir parantez açmak gereken konuda Monaco taraftarlarının futbola olan duyarsızlığı. Monaco’nun stadı 18 523 kapasiteli olmasına karşın takım bir türlü stadı dolduramıyordu. Bu etmenler kulübün doğal olarak UEFA’nın Monaco’yu fair play kıskacına almasına sebep oldu. Ama asıl diriliş ise burada başladı. Çoğu takım ve futbolsever Fair Play uygulamasını gereksiz ve sert bir uygulama olarak görebilir. Ama Monaco finansal başarısını Fair Play kurallarına rağmen değil, Fair Play kuralları sayesinde kazandı.

UEFA’nın Financial Fair Play uygulaması neticesinde “Satabildiğin kadar oyuncu al” kuralına tabi tutulan Monaco bu kuralı bir avantaja çevirdi. Kulüp transfer stratejisini dünyaca ünlü yıldız oyunculara büyük paralar verme yönünden, genç oyuncuları al-parlat-sat yönüne çevirdi. Peki sonra ne mi oldu?

Ligue 1’e ilk çıktığı sene 2013-14 sezonunda Ranieri ile lig 2.si olan Monaco ertesi sene teknik direktörlük görevine Jardim’i getirerek farklı bir hikayenin başlamasına sebep oldu. 2014-15 sezonunda takımın başına geçen Jardim ilk iki sezonda takımı lig 3.sü, üçüncü sezonunda ise Fransa Ligue 1 şampiyonu yaptı hemde dünyanın en zengin kulüplerinden biri olan PSG’nin önünde. Bu başarıda şuanda adı Galatasaray’la anılan Falcao‘nunda payı büyüktü. Şampiyon oldukları 2016-2017 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde takım bir önceki sezonki çeyrek final başarısını geride bırakarak yarı finale kadar ulaştı. Lig kupasında 2 sezon üst üste final oynadılar. Şampiyon olunan senenin ertesi sezonunda lig 2.liği elde eden Monaco; Mbappe, Bernardo Silva, Mendy gibi eldeki yıldız oyuncuları çıkartıp yerlerine doğru transferleri yapamadı ve geride bıraktığımız sezonda küme düşmekten son anda kurtuldu. 20 takımın yer aldığı Ligue 1’de Monaco ligi 17.sırada tamamladı. Bu arada kulüp geçtiğimiz sezon alınan kötü sonuçlar sonrası Jardim’le yolları ayırıp Henry’i takımın başına getirmişti. Fakat Henry’de Monaco’da Aranan Kan olamadı. Takımın başında 20 maça çıkan Monaco alt yapısından yetişen teknik adam bu mücadelelerde 11 mağlubiyet alınca yollar ayrıldı ve takımın başına Jardim geri getirildi. Takımın bu sezon neler yapacağı ise merak konusu.

Takımın başarılı geçen sezonlarının en büyük etmeni başarılı scouting sistemiyle oyuncu keşfetme, geliştirme ve yüksek bonservislere satma yeteneğiydi. Monaco bu süre zarfında şu anda dünyanın en büyük kulüplerinde oynayan çok iyi genç yetenekleri kendisi keşfetti geliştirdi ve sattı. Bunun haricinde Rus milyarderin Belçika’daki ikili ilişkileri sebebiyle(Cercle Brugge Kulübünün de hissedarı) Belçika’dan Carrasco gibi oyuncuları çok genç yaşta kulübe kazandırıp parlattıktan sonra çok yüksek bonservis bedellerine sattılar. Geliştirdikleri scouting sistemiyle sadece Fransa ve Belçika’da değil özellikle Afrika asıllı pek çok yetenekli oyuncuyu kadrolarına kattılar. Sonuç olarak kulüp harika bir finansal refaha kavuştu. Ocak 2019’ta kulüp 55 milyon €’luk bir yatırımla kulübe yeni bir fitness, sağlık ve alt yapıya dayalı spor merkezi oluşturacağını, Stade Louis II’de ise yenileme çalışmaları başlatacağını duyurdu. Çalışmaların 2020-21 sezonu sonunda tamamlanması bekleniyor. Geçen sezon ki başarısızlığın bence ana etmeni kulübün değişmeyen taktiksel yapısına yeni gelen oyuncuların adapte olamamasıydı. Kulüp başarıyı yakaladığı sezon oluşturduğu kadroda değerini bulan oyuncuları çok güzel fiyatlara sattı fakat o oyuncuların klasında yeni yetenekler ne yazık ki takıma kazandırılamadı. İster istemez bu geçen seneki başarısızlığa sebep oldu. Bir başka etmen kesinlikle halen Monaco’nun sağlam bir taraftar grubuna sahip olamaması. Şampiyon olunan sene Monaco kötü bir başarıyla tarihe geçmişti: En düşük seyirci ortalamasıyla Şampiyon olan takım.

Yazımızı Monaco’nun son 3 sezondaki transfer gelir gider tablosu ve son yıllarda sattığı, kara geçtiği en değerli oyuncularla sonlandıralım. Tabloları gördükçe umarım bir gün bizim kulüplerimizde bu seviyelere çıkabilir diye umut ediyorum.

Para basan futbol takımları yazı serimizin Benfica ve Ajax yazılarından sonra Monaco incelemesininde sonuna geldik. Bir başka Para Basan Futbol takımında görüşmek üzere.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir