PARA BASAN FUTBOL TAKIMLARI: Ajax

 

Johan Cruyff, Marco Van Basten, Dennis Bergkamp, Patrick Kluivert, Clarence Seedorf, Wesley Sneijder, Matthijs de Ligt, Frankie de Jong hepimizin yakından tanıdığı futbolcular. Kimileri idol haline gelmiş isimler, kimileri efsane haline gelecek isimler. Peki bu isimlerin hepsinin Ajax altyapısından çıktığını biliyor muydunuz? Para basan futbol takımları yazı serimizin Benfica‘yı incelediğimiz ilk yazımızın ardından 2.yazımızda altyapıda futbolun sanat merkezi haline gelmiş Ajax’ı ve altyapısını inceliyoruz. 

AJAX – Kuruluş: 1900 – Stadyum: Johan Cruyff Arena-55400 kapasite

Bu yaz transfer döneminin en dikkat çeken transferlerin ikisinde Ajax imzası vardı. Kulüp muhteşem bir şekilde oturttuğu sisteminde yetiştirdiği 2 genç yeteneği Matthijs de Ligt ve Frankie de Jong transferlerinden tam olarak 160,5 milyon €’yu kasasına koydu. Ajax son 10 yılda futbol dünyasına bu iki isimden başka Justin Kluivert, Davinson Sanchez, Davy Klaasen, Arkadiusz Milik, Jasper Cillesen, Daley Blind, Christian Eriksen, Toby Alderweireld, Jan Vertonghen, Luis Suarez gibi isimleri de kazandırdı. İlk başta aklıma gelen bu 10 isimden Ajax’ın transfer kazancı tam olarak 205 milyon €. Peki bu oyuncuların yetişmesi, Ajax’ın dünya futboluna 2-3 yılda bir yıldız vermesi tesadüf mü veya şansa bağlanabilir mi? Tabii ki de hayır. Bu başarı tamamıyla mükemmel bir alt yapı sisteminin ve scouting sisteminin ürünü.

De Toekomst” yani “Gelecek“, Ajax’ın antrenman ve alt yapı tesislerinin adı. 140 bin metre kare arazi üzerine kurulu bu tesiste 4 suni 4 gerçek çim olmak üzere 8 adet futbol sahası bulunuyor. Bu sahaların dışında alt yaş takımlarına tahsis edilmiş ve takımların maçlarını burada oynadığı 2000 kişilik seyirci kapasiteli bir adet merkez saha yer alıyor. Benfica yazımızda da belirtmiştik. Hollanda Ligi’nde takımların B (rezerv) takımları ülkenin alt liglerinde mücadele ediyor. Bizim ülkemizde de uygulanmasını gerektiğini düşündüğüm bu sistemde futbolcular her sene farklı kulüplere kiralanmıyor, yeni şehirlere adaptasyon sorunu çekmiyor, yetiştiği kulüp bünyesinden ayrılmıyor. Taraftarların maçlara ve antrenmalara girmelerine izin veriliyor, böylece oyuncu küçük yaş kategorilerinden itibaren yetiştiği kulübün değerlerini daha iyi kavrıyor. Oyuncular bu tesis bünyesinde sadece futbol oynamayı öğrenmiyor, genç oyunculara eskiden Ajax forması giyen yıldız futbolcularla sık sık söyleşiler ve paneller düzenleniyor. Bunun yanında oyuncuların çeşitli müzik enstrümanlarını çalabileceği, resim ve sanat yeteneklerini geliştirebileceği atölyelerde bu tesisin içerisinde yer alıyor.

Sadece bununla da kalmıyor. Bugün ne yazık ki ülkemizde sadece büyük kulüplerimizde yer alan bir özellikle alt yaş kategorilerinin antrenörleri, fizyoterapistleri hatta masörleri bile ayrı oluyor. Spor bilimcilerle desteklenen bütün yaş kategori takımlarının hepsinin ortak bir amacı var. Her iki senede bir en az 3 oyuncuyu A takıma kazandırmak. Bu görevi üstlenirken Ajax hiç bencil davranmıyor. Geride kalan sene Ajax’ın alt yapıya ayırdığı miktar 6 milyon €’du. Bu çok ciddi bir rakam. Ne yazık ki ülkemizde bu rakamlar çoğu takımımızın transfer bütçesi bile değil. Çok uzun ve zorlu bir maratondan geçen Ajax alt yapı oyuncuları 5 yaşında girdiği akademiden A takıma transfer olarak mezun olmuş sayılıyor. Buraya ayrı bir parantez açmak lazım. Ülkemizdeki çoğu takım alt yapıya gereken değeri vermiyor. Çoğu takım sadece alt yapı takımı kurmuş olmak için kuruyor, yetişen oyuncuları göz ardı ediyor. Ajax’ta bu durum böyle değil. A takımın taktiği, dizilişi ve oyun anlayışı ne ise alt yapıdaki gençlere de bu sistem aşılanıyor. Bu sistem içerisinde sistemin son halkası oyuncunun A takım formasını giydiğinde şansını iyi değerlendirmesi oluyor. Matthijs de Ligt ve Frankie de Jong örneğinde olduğu gibi.

Oyuncuları parlatan, geliştiren, bir yıldız olmalarına imkan sağlayan bu sistemin yanında onları bulmak da bir başka marifet futbolda. Ajax’ın sadece Hollanda içerisinde genç yaştaki yetenekleri keşfetmek için 50 adet gözlemcisi bulunuyor. Ek olarak her sene 1500-2000 kişinin katılım gösterdiği turnuvalarda genç yıldızları bünyesine katıyor. Buraya kadar yazdıklarımız bile bizim ülkemizdeki kulüplerimiz için çok ileri seviyelerken, Ajax bununla da yetinmiyor. Güney Afrika, Gana, Yunanistan, ABD’de açtığı futbol okullarıyla bölgedeki yetenekli oyuncuları keşfediyor.

Tüm parçalar birleşince ortaya Matthijs de Ligt, Frankie de Jong, Sneijder, Eriksen, Suarez, Bergkamp, Kluivert, Cruyff gibi muhteşem eserler çıkıyor. Şampiyonlar Liginde yarı final oynanıyor ve bir transfer döneminde 160 milyon €’lar kazanılabiliyor. Ülkemizde bu sistemi layıkıyla uygulayan veya bu sisteme yaklaşan takımlarımızın sayısı bir elin parmaklarını ne yazık ki geçmiyor. Umarım bir gün bizim takımlarımızda böyle üst seviyelere çıkabilir diyerekten serinin bu yazısının sonuna geliyoruz. Serimizin diğer takımı olan Benfica hakkındaki yazımızı okumak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz. Bir başka Para basan futbol takımında görüşmek üzere…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir